Neler Bulabilirsiniz


Untitled Document



Yıllardır Balığın Adresi Hiç Değişmedi


1980'li yıllarda bölgenin ilk balık restaurantlarından olan Hasan'ın Yeri; Aile İşletmesi olarak kuşaklar boyunca Yalıkavak'ta hizmet vermeye devam ediyor. Tatilde otantik bir mekanda balık yemenin tadını çıkarabileceğiniz Hasan'ın Yerinde mevsimine göre Lagos, Ofruz, Sinarit, Mercan, Fangri, Barbun, Tekir, Levrek, Çipura, Dil ve bir çok balık çeşidini damak tadınıza uygun mezeleri ve özel sosları ile tadabilirsiniz.

Kışın 90 kişilik kapalı mekanı, Yazın 200 kişilik açık mekanı bulunan Hasan'ın Yerinde özel gün ve toplantılarınızda da misafirlerinizi ağırlayabilirsiniz. Mükemmel deniz manzarası ve Otantik Yapısı ile Yalıkavak'ta Gerişaltında hizmet vermektedir.



MİLLİYET GAZETESİNDE YER ALAN HABERİMİZ İÇİN TIKLAYINIZ...



Müşteri balığını seçiyor, tarttırıyor. Fiyatını öğreniyor. Sonra o balıkları Hasan kurutmadan kızartıyor. Mehpare Hanım mutfaktan, gelin Yağmur Açık hesaptan, oğulları İbrahim Açık servisten sorumlu

Bodrum Yalıkavak’ta denizin kıyısındaki gerçek ve eski bir balık lokantasını anlatacağım. Fakat bu lokanta kadar, bu lokantayı lokanta yapan Mehpare Hanım’ın hikayesi de ilginç. Onun için önce Mehpare Hanım’ın hikayesinden başlayayım.
Mehpare Hanım’ın ailesi Yalıkavaklı... Mehpare Hanım’a 16’sında iken süngerci Hasan talip olmuş. Mehpare Hanım, süngerci Hasan’ın denizin hemen kıyısındaki taş evine gelin gitmiş. Süngerci Hasan, arkadaşları ile birlikte nisan ayında denize açılır, eylül ayına kadar Bodrum-Antalya kıyılarında sünger avlarmış. Sünger avcıları av dönemi hiç eve uğramaz hep teknede kalırmış. Sünger tüccarı “ağa”, tekneye uğrayıp denizden çıkarılan süngerleri toplar, ihraç edermiş.

Av dönemi olan nisan-eylül ayları dışında süngerci Hasan evine döner orfoz ve lagos avlar, hayat böylece geçip gidermiş... Derken efendim, bundan 25 yıl kadar önce bizim kıyıdaki süngerlere bir hastalık gelmiş. Süngerler yok olmuş. Bitmiş... Sünger bitince süngerci Hasan’ın da işi bitmiş. Evde bir kız, bir erkek iki çocuk bir de Mehpare Hanım var. Süngercilikten başka iş bilmiyor. Bodrum’a gelen turistler denizden hoşlanıyor. “Sizin eviniz denizin kıyısında... Burayı bir kahve veya lokanta yapın” şeklinde akıl verenler olmuş.

Mehpare Hanım kocasını yüreklendirmiş. Ben çay, kahve yaparım, mutfağa bakarım... Bu evi kahve veya lokanta yapalım. Biz köyde başka eve çıkalım demiş. Zorlaya zorlaya kocasını ikna etmiş.

Mehpare Hanım, evlerini kahve ve lokantaya dönüştürdükleri ilk günleri şöyle anlatıyor: “Ben hayatımda lokantanın kapısından içeri girmemiştim. Lokanta nedir bilmiyordum. Anamdan öğrendiğim yemekleri yapmaya, balık kızartmaya başladım. Kimse bizi tanımadığından, bilmediğinden gelen giden yoktu. Ben kapının önüne çıkıp, geleni geçeni, ‘Buyurun bir kahve için... Karnınız aç ise bir şeyler yersiniz’ diyerek davet ediyordum. İlk defa gelenlerden çay, kahve parası almıyordum. Önce çekingen davranan Hasan da yardımcı olmaya başladı. Ben ona ‘Sen hiçbir şeye karışma ateş yak... Balık kızart yeter’ dedim... Böyle böyle işler gelişti... Memnun olan müşteriler başkalarına söyledi. Allah’a şükür. Şimdi durumumuz çok iyi. Kızı evlendirdik. Oğlanı okuttuk. O da evlendi.”

Mehpare Hanım temiz yüzlü, sempatik, ciddi, kendine güveni tam bir Anadolu kadını. Onunla, ot veya sebze ayıklarken, mutfakta yemek hazırlarken, ayak üstü sohbete doyum olmuyor. Elinden çıkan her yemekte bir lezzet var. Gelelim Hasan’ın Yeri’ne... Hasan’ın Yeri denizin hemen kenarında. İsteyen kumlar üzerine dizilmiş masalardan birine oturabiliyor. Akşamüzeri güneşin batışını seyretmek pek zevkli oluyor. Ben bu aileyi yirmi yıldır tanıyorum. İlginç bulduğumdan daha önceleri de bir yazımda hayat hikayelerinden söz etmiştim.

Gelelim Hasan’ın Yeri’nin konumuna ve durumuna.

Lokantanın sokak tarafındaki girişinde Hasan balık dolabının arkasında, ızgaranın başında duruyor. Müşteri balığını seçiyor, tarttırıyor. Fiyatını öğreniyor. Sonra o balıkları Hasan kurutmadan kızartıyor. Mehpare Hanım mutfaktan, gelin Yağmur Açık hesaptan, oğulları İbrahim Açık servisten sorumlu.

Son gittiğimizde masamız ile Fatih Akyol ve Tevfik Doğruer ilgilendi. Zeytinyağlılar çok lezzetli idi. Hasan bir küçük levreği fileto haline getirmiş, kömür ızgarasında pişirmişti. Pek beğendik. Bitiremediğimiz kısmını kağıda sardırarak eve götürdük.

Hasan’da fiyatlar benzer lokantalara göre daha düşük (kişi başı 60-70 TL arasında). Fiyat düşük, lezzet daha yüksek.

Daha Fazla Oku...

Diğer haberler:
  • (2009/1/3)



Hasanin Yeri
Hasanin Yeri
Hasanin Yeri



  • Dil Balığı
  • Levrek
  • Çipura
  • Lagos
  • Orfoz
  • Barbun
  • Tekir
  • Sinarit
  • Mercan
  • Lüfer
  • Fangri
Bugün : 30
Dün : 52
Toplam : 174345
LogCounterX by taquino